İnsanların Üçüncü Bir Gözü Var mı? Evrimsel Süreçte Görme Duyusunun Kökenleri!

🏥 Sağlık 📰 Evrim ağacı 🕐 3 saat önce
İnsanların Üçüncü Bir Gözü Var mı? Evrimsel Süreçte Görme Duyusunun Kökenleri!

Bir gün Yeni Zelanda'da yaşayan, kertenkeleye benzeyen tuhaf bir canlı olan tuataraların yakınına düşerseniz başının üstündeki şaşırtıcı bir yapıyı fark edebilirsiniz. Bu yapı, işlevsel bir üçüncü gözdür.Tuataranın başının yanlarında bulunan daha belirgin gözlere benzer şekilde, canlıdaki bu üçüncü…

Bu yazı, <a href="https://www.sciencefocus.com/news/you-have-a-third-eye" target="_blank" rel="nofollow noopener ugc">BBC Science Focus Magazine</a> isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, <a href="https://evrimagaci.org/s/6955" target="_blank">İçerik Kullanım İzinleri</a>'ne tabidir.

Bir gün Yeni Zelanda'da yaşayan, kertenkeleye benzeyen tuhaf bir canlı olan tuataraların yakınına düşerseniz başının üstündeki şaşırtıcı bir yapıyı fark edebilirsiniz. Bu yapı, işlevsel bir üçüncü gözdür.

Tuataranın başının yanlarında bulunan daha belirgin gözlere benzer şekilde, canlıdaki bu üçüncü gözün (paryetal göz) de bir merceği, bir ağ tabakası ve beyne giden sinir bağlantıları bulunuyor.

Yaşam ağacında bize oldukça yakın bir konumda yer alan sürüngenler gibi omurgalıların böylesine gelişmiş bir üçüncü göze sahip olması biraz şaşırtıcı gelebilir. Ancak işin aslı, biz insanların da gizli bir üçüncü gözü var.

Bizdeki bu yapıya epifiz bezi adını veriyoruz. Günümüzde beynin derinliklerine gömülü halde bulunan ve uzun zaman önce doğrudan güneş ışığıyla bağı kopan bu bez, vücudumuzun aydınlığa ve karanlığa nasıl tepki vereceğini belirlemede halen çok önemli bir rol oynuyor.

Current Biology dergisinde yayımlanan kapsamlı yeni bir hipotez, bu küçük bezin tam olarak nereden geldiğini açıklamaya çalışıyor. Bulgular, üçüncü gözümüzün en eski atalarımızdan miras kaldığını ortaya koyuyor. Bu yapıyı anlamak, görme evrimindeki en büyük bilmecelerden birini nihayet çözmemizi sağlayabilir.

Dünya üzerindeki çoğu hayvana (örneğin bir sinek, ahtapot veya yengeç) yakından baktığınızda gözlerinin şaşırtıcı derecede tutarlı bir taslak üzerinden şekillendiğini görürsünüz.

Bu canlıların yan gözlerindeki ışığı algılayan hücreler, rabdomerik fotoreseptörler adı verilen eski bir aileye aittir. Siliyer fotoreseptörler adı verilen ikinci bir hücre ailesi ise beyinde sessizce bekler ve genellikle gün uzunluğunu takip etmek veya genel ışık seviyelerini algılamak gibi doğrudan görmeyle ilgili olmayan görevleri yerine getirir.

Balıkları, sürüngenleri, kuşları ve bizleri de içeren omurgalılar ise bu kuralı tamamen tersine çeviriyor. Biyoloji ile ilgili diğer içerikler › Kafatasında Bulunan Sella Turcica (Türk Eyeri) Nedir?Türdiriltimi Şirketi, Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlara da Umut Oluyor!Teknolojik Tekillik, Ölümsüzlüğü ve Sonsuza Kadar Yaşamı Mümkün Kılabilir mi?

Bizim gözlerimiz, girdi (ışık algılama) kısmı

#aşı

📌 Kaynak

Bu özet Evrim ağacı kaynağından otomatik derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.

Orijinal haberi oku →
📱
News AI World — Mobil uygulama
Bu haberleri 45 dilde, anlık çeviriyle cebinde. Erken erişim için Gmail adresini bırak.
← Tüm haberlere dön