Tahran'ın 'zafer' olarak sunduğu anlaşmayla ilgili İranlılar ne düşünüyor?

🏥 Sağlık 📰 Turkey 🕐 5 saat önce
Tahran'ın 'zafer' olarak sunduğu anlaşmayla ilgili İranlılar ne düşünüyor?

Birçok İranlı için anlaşmanın başarısı sloganlarla ölçülmeyecek. İranlılar savaşın durup durmadığıyla ve bunun günlük hayatlarını nasıl etkilediğiyle daha ilgililer.

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

İran'da yönetim, ABD ile varılan mutabakat zaptını bir geri adım olarak değil, direniş ve zaferin sonucu olarak sunmaya çalışıyor. Bu, savunulması kolay bir tez değil.

Ülke yeni, yıpratıcı bir savaştan çıktı, ekonomi ağır baskı altında ve İslam Cumhuriyeti tabanından bazı kesimler Washington ile herhangi bir uzlaşmaya varılmasını aylardır kınıyor.

Ülke içinde ve dışında krizi diplomasi için bir an olarak değil, rejim değişikliği için bir fırsat olarak gören İranlılar da var.

Tahran'ın anlaşmayı kabul ettirmeye çalıştığı siyasi zemin böyle bölünmüş durumda.

Kıdemli İranlı yetkililer anlaşmayı bir kazanım olarak çerçeveledi. Meclis Başkanı ve görüşmelerde öne çıkan İranlı figür Muhammed Kalibaf, İran'ın "nihai zafere doğru büyük bir adım attığını" söyledi.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da mutabakatı dönüştürücü olarak nitelendirdi; tam olarak uygulanması halinde İran'ın birçok sorununu çözebileceğini ve İran ile Ortadoğu'da "farklı bir dünya" yaratabileceğini söyledi.

Kalibaf'ın rolü önemli, çünkü Pezeşkiyan'ın ılımlı kanadıyla özdeşleşmiyor; kamuoyu önündeki desteği, anlaşmanın sistemin daha güçlü kesimlerinden, İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları içinde dahi destek gördüğünü gösteriyor.

Yönetim ayrıca anlaşmayı bir zafer olarak sunuyor çünkü Tahran'ın tezine göre ABD ve İsrail ana hedeflerine ulaşamadı.

İran'ı teslim olmaya zorlayamadılar, İslam Cumhuriyeti'ni iktidardan uzaklaştıramadılar, İran'ın nükleer programını askeri eylemle sona erdiremediler ve İran'ın Hizbullah ile bağlarını koparamadılar.

Buna karşın İran hâlâ müzakere masasında; çerçeveye Lübnan dahil edilmiş durumda ve yaptırımların hafifletilmesi tartışılıyor.

Meclisin Ulusal Güvenlik Komitesi başkan yardımcısı, taslak anlaşmayı İran'ı Amerikan kolonisine dönüştürecek bir belge olarak nitelendirdiği bildirildi.

Ayrıca müzakerecileri, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılmaması yönündeki dini lider direktifini görmezden gelmekle suçladı.

Bu eleştiri önemli çünkü sistem dışından değil, ulusal güvenliği denetlemesi beklenen kurumlardan birinin içinden geliyor.

Aylar boyunca parlamentodaki daha muhafazakar sesler, devlet yanlısı medya ve gece düzenlenen hükümet yanlısı toplantılar, ABD'ye güvenilemeyeceğini savundu.

Savaş başlamadan kısa süre önce de diplomasinin sürdüğüne işaret ediyorlar ve Trump yönetiminin, İsrail ve ABD askeri harekat hazırlarken müzakereleri örtü olarak kullandığını söylüyorlar.

Onlara göre Washington ile yapılacak her anla

#aşı#savaş

📌 Kaynak

Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.

Orijinal haberi oku →
📱
News AI World — Mobil uygulama
Bu haberleri 45 dilde, anlık çeviriyle cebinde. Erken erişim için Gmail adresini bırak.
← Tüm haberlere dön