Türkiye katılma hakkı kazandığı 1950 Dünya Kupası'nda neden yoktu?

💰 Ekonomi 📰 Turkey 🕐 2 saat önce
Türkiye katılma hakkı kazandığı 1950 Dünya Kupası'nda neden yoktu?

Türkiye, 1950 Dünya Kupası'na katılma hakkını sahada kazanmasına rağmen, savaş sonrası dönemin ekonomik ve psikolojik koşulları nedeniyle turnuvaya gitmemişti.

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

Türkiye, 1954 ve 2002'den sonra tarihinde üçüncü kez Dünya Kupası'nda mücadele ediyor.

Peki A Milli Takım'ın esasında dört kez turnuvaya katılma hakkı kazandığını biliyor musunuz?

2. Dünya Savaşı nedeniyle 1938'den 1950'ye kadar Dünya Kupası oynanamadı.

Ancak öyle bir yıkıma yol açmıştı ki 1946'da uluslararası futbol organizasyonunu yeniden planlayacak ne yeterli personel vardı ne de finansal kaynak.

Ancak o turnuvaya başta maddi sorunlar olmak üzere çeşitli nedenlerle katılamayan ülkeler vardı.

Hindistan, İskoçya ve Fransa da Türkiye ile birlikte turnuvaya katılmaya hak kazandığı halde Brezilya'ya gitmedi ve kura çekiminden sonra turnuvadan çekildi.

Gelin 76 yıl önce Türk futbolunda yaşananları hatırlayalım...

Türkiye, 1950 FIFA Dünya Kupası'na katılacak ülkenin belirleneceği maçta, 20 Kasım 1949'da Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda Suriye'yi konuk ediyordu.

Yalnızca Ankaralı taraftarlar değil, ülkenin dört bir yanından, özellikle de İstanbul'dan gelen futbolseverler bir gece önceden başkente akın etmişti.

Beş bin kişilik stadyumda, biletlerin karaborsaya düşmesini önlemek amacıyla 12 bin bilet satışa çıkarılmış ve bunların tamamı tükenmişti.

21 Kasım'da Cumhuriyet gazetesindeki köşesine maç notlarını kaleme alan Cem Atabeyoğlu, maçtan bir önceki gece tarafların coşkusunu şu sözlerle anlatıyordu:

"İstanbul'dan maçı seyretmeye 1500 talebe gelince, Ankara, bizim Beyazıd tramvayına döndü… Dönecek yer yok. Oteller değil müşteri almak, korkudan kapılarını bile açamıyorlar, baskına uğrarız diye.

"Yatacak yeri olmayan spor meraklıları gece eğlence yerlerini doldurdu. Zaten Ankara'da adam nereye gidebilir ki? Karpiç, Ankara Palas, Süreyya, Gar… Hepsi tıklım tıklımdı. Malum ya, bizde içkili eğlenceyle spor birbirinden ayrılmaz…"

Atabeyoğlu'nun gözlemine göre İstanbul'dan gelen taraftarın büyük kısmını ise kadınlar oluşturuyordu.

Sabahın erken saatlerinde stadyumu dolduran binlerce taraftar, maç saatine kadar çay ve kahve içiyor, iskambil ve tavla partileri düzenliyordu.

Dönemin gazetelerinde yazılanlara göre taraftarlar tabiri caizse üst üste maç izleyecekti.

Saatler 14.30'u gösterdiğinde ise iki takım da büyük bir heyecan içinde sahada belirdi.

Ay-yıldızlı ekip; Erdal Kocaçimen, Naci Özkaya, Vedii Tosuncuk, Mustafa Ertan, Bülent Eken, Hüseyin Saygun, Erol Keskin, Lefter Küçükandonyadis, Fahrettin Cansever, Şükrü Gülesin ve kaptan Gündüz Kılıç'tan oluşan ilk 11 ile sahaya çıktı.

Rakip Suriye'nin ilk 11'inde ise Davud, Assiduh,

#ekonomi#savaş

📌 Kaynak

Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.

Orijinal haberi oku →
📱
News AI World — Mobil uygulama
Bu haberleri 45 dilde, anlık çeviriyle cebinde. Erken erişim için Gmail adresini bırak.
← Tüm haberlere dön