Sanatçı Park Jong-seok, 'Herkes Hayatının Kahramanıdır' Felsefesiyle 10.000 Yüz Portresi Sergisi Açtı

📌 Diğer 📰 South Korea 🕐 1 saat önce

Gwangju Sanat Müzesi'nde açılan 'Maninhwa (Herkesin Resmi) Sergisi', Koreli ressam Park Jong-seok'un (70) hayatı boyunca karşılaştığı 10.000 kişinin yüz portresinden 3.000'ini sergiliyor. Sergi, 10 Haziran'dan 2 Temmuz'a kadar devam edecek. Sergi alanının tabanını ve duvarlarını kaplayan yüzlerce portre, 5·18 Demokrasi Hareketi'nin sözcüsü Yoon Sang-won'dan geleneksel dans ustası Park So-san'a, eski Cumhurbaşkanı Roh Moo-hyun'dan rahip Kim Sung-yong'a ve Vietnam lideri Ho Chi Minh'e kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı dönemlerden, ülkelerden ve inançlardan insanları içeriyor.

Ressam Park, sergi girişinde, eski Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Müdürü Jung Chan-yong'un portresini bir dakikadan kısa sürede tamamlayarak, 'Karşılaştığım herkesi çizmeye çalışıyorum. Zamanım olmazsa fotoğrafını çekip daha sonra çiziyorum' dedi. Park, daha önce dünya manzaraları ve tarihi figürler üzerine eserler vermiş olsa da, portrelerden oluşan bir sergisi ilk kez düzenleniyor.

Park, 'Tarih, kazananların kaydıdır. Örneğin, Amiral Yi Sun-sin'i iyi tanıyoruz ama onun altında savaşan ve ölen isimsiz halkı hatırlamıyoruz. Herkesin hayatının kahramanı olduğu düşüncesiyle, şimdiye kadar karşılaştığım insanları çizdim' diyerek portre yapma nedenini açıkladı.

Sergi, 'Tak-se' (bulanık dünya), 'Su-ryu' (akan su) ve 'Hwa-gae' (açan çiçek) olmak üzere üç ana temaya ayrılmış. Bu temalar altında, Chun Doo-hwan gibi anti-demokratik figürler ile onlara karşı mücadele edenler, Yoon Suk-yeol ve Kim Keon-hee çifti gibi güncel siyasi figürler de yer alıyor. Sergi girişinde, 'Nokdu General' romanının yazarı Song Gi-suk'un portresi bulunuyor; Park, bu eseri daha önce sergilerinde yeterince yer vermediği için duyduğu üzüntüyü dile getirerek bu portreyi serginin ilk eseri olarak seçtiğini belirtti.

Park, 'Tarihte unutulmuş halkı hatırlamak için karşılaştığım insanları çizdim. 5·18 olaylarına katılamadığım için duyduğum vicdan azabıyla, Mayıs şehitlerinin ve vatandaşların portrelerini bırakmak istedim' dedi. Sergi, 1. katta büyük eserler, 2. katta ise portrelerden oluşuyor. Park, en sevdiği figürün 'Mayıs'ın Rahipleri' olarak bilinen rahip Kim Sung-yong (92) olduğunu belirtti ve 'Rahip Kim çok saygın bir insan ama kendini ön plana çıkarmıyor, bu yüzden onu daha çok seviyorum' diye ekledi.

Park'ın portre yapma motivasyonu, trajik bir aile geçmişine dayanıyor. Büyükbabası Jo Nam-seop, Japonya'da eğitim almış ve anti-Japon hareketine katılmıştı. Kore Savaşı sırasında Kuzey Kore ordusunda görev aldıktan sonra yakalanıp serbest bırakıldı ve daha sonra Kuzey Kore'ye dönerek Kim Il-sung tarafından tasfiye edildiği biliniyor. Park ve ailesi, bu nedenle 'ırsi soy takibi'nden (yeonjaje) muzdarip oldu ve Park'ın deniz harp okulu hayali suya düştü.

Park, deniz piyadelerinde askerlik yaparken 1979'daki Buma Ayaklanması'na tanık oldu. Ertesi yıl terhis olduktan üç ay sonra, 18 Mayıs 1980'deki 5·18 Halk Ayaklanması'nı yaşadı. Özel kuvvetlerin gücünü bilen Park, Hwasun'daki akrabalarının evine sığınarak olaylardan kurtuldu ancak hayatı boyunca bir vicdan azabı hissetti.

Park, 'Büyükbabam yüzünden ailemin çektiği acıları izlerken içimdeki öfkeyi resimle dindirdim' dedi. '5·18 olaylarına katılamadığım için duyduğum vicdan azabıyla, Mayıs şehitlerinin ve Gwangju vatandaşlarının yüzlerini çizerek kayda geçirmek istedim.'

Park, 'Büyükbabamın tek bir fotoğrafı bile kalmadı ama annem ve teyzelerimin yüzlerinden yola çıkarak portrelerini yapmaya çalışacağım' dedi. Ayrıca, büyükbabasının anılarını kitap olarak yayımlayarak, kendi aile trajedisi üzerinden modern Kore tarihinin arka planını anlatmak istediğini belirtti.

🧠 Editör Yapay Zekâ Analizi

Sanatçı Park Jong-seok'un 'Maninhwa' sergisi, tarihin sadece büyük olaylar ve kahramanlar tarafından değil, aynı zamanda isimsiz bireylerin yaşam mücadeleleri ve tanıklıklarıyla da şekillendiğini güçlü bir şekilde vurguluyor. Park'ın, karşılaştığı her bireyi, onların statüsüne veya geçmişine bakmaksızın çizme çabası, 'herkesin hayatının biricik bir kahramanlık öyküsü olduğu' felsefesini somutlaştırıyor. Bu yaklaşım, özellikle toplumsal hafızada unutulmaya yüz tutmuş veya yeterince yer bulamamış kesimlere odaklanarak, tarihin daha kapsayıcı bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlıyor. Park'ın kişisel trajedisi ve 5·18 olaylarına duyduğu vicdan azabı, eserlerine derin bir anlam katıyor ve izleyicileri sadece sanatsal bir deneyimle değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir yüzleşmeyle de buluşturuyor. Bu sergi, sanatın sadece estetik bir ifade aracı olmadığını, aynı zamanda toplumsal hafızayı canlı tutma, bireysel hikayeleri onurlandırma ve tarihin farklı katmanlarını görünür kılma gücüne sahip olduğunu da gösteriyor.

📌 Kaynak

Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.

Orijinal haberi oku →
📱
News AI World — Mobil uygulama
Bu haberleri 45 dilde, anlık çeviriyle cebinde. Erken erişim için Gmail adresini bırak.
← Tüm haberlere dön