Dağlık Bölgelerde de Gelir Vergisi Ödenmeli: Endişelerini Dile Getiren Dört Milletvekili Mektup Yazdı

📌 Diğer 📰 Bangladesh 🕐 3 saat önce
Dağlık Bölgelerde de Gelir Vergisi Ödenmeli: Endişelerini Dile Getiren Dört Milletvekili Mektup Yazdı

Dağlık üç il olan Rangamati, Bandarban ve Khagrachhari'deki küçük etnik gruplar üzerindeki gelir vergisi muafiyetinin kaldırılması yönündeki teklif, bütçe oturumunda sunuldu. Bu durum, bölgedeki çeşitli kesimlerden insanların endişelenmesine neden oldu. Bu imkanın kaldırılması halinde, küçük etnik grupların sosyo-ekonomik olarak daha da geride kalacağı yorumları yapılıyor. Bu konuyu görüşmek üzere, üç dağlık ilden seçilen dört milletvekili, Maliye Bakanı'na bir mektup yazdı. Pazar günü, dağlık bölgelerden seçilen (kadın kontenjanı dahil) dört milletvekili, gelir vergisi muafiyetinin devam etmesi için Maliye Bakanı'na yazılı talepte bulundu. Bu dört milletvekili şunlardır: Khagrachhari'den Abdul Wadud Bhuiyan, Rangamati'den Dipen Dewan, Bandarban'dan Sachingprue Jerry ve 34 numaralı kontenjandan Madhabi Marma. Mektuplarında, 'Dağlık Chittagong bölgesindeki küçük etnik grupları ana akıma entegre etmek için gelir vergisi muafiyeti hükmü konulmuştu' dediler. 18 Haziran'da Rangamati milletvekili ve eski Dağlık Bölge İşleri Bakanı Dipen Dewan, parlamentoda gelir vergisi muafiyetinin devam etmesi çağrısında bulundu. Bilgilere göre, bütçe oturumunda küçük etnik grupların gelir vergisi muafiyeti konusunun revize edilmesi için mali tasarıya teklif sunuldu. Teklif parlamentoda kabul edilirse, küçük etnik grupların maaş ve finansal varlık gelirleri (banka mevduatları, tasarruf bonoları vb.) hariç, diğer tüm gelirleri vergiye tabi olacak. Yani, gelir vergisi ödemeleri gerekecek. Mevcut durumda, 2023 yılı gelir vergisi yasasının altıncı programının 19. maddesi uyarınca, dağlık bölgelerde yürütülen tüm ekonomik faaliyetlerde küçük etnik gruplar gelir vergisinden muaf tutuluyor. İngiliz sömürge döneminden kalma 1922 tarihli gelir vergisi yasası uyarınca, küçük etnik gruplar ülke genelinde gelir vergisi muafiyetinden yararlanıyordu. Ancak 1984 tarihli revize edilmiş gelir vergisi düzenlemesiyle, bu muafiyet sadece dağlık bölgelerde yürütülen ekonomik faaliyetlerle sınırlandırıldı. 2023 yılı yasası, 1984 düzenlemesindeki muafiyetleri korudu. Maliye Bakanı'na gelir vergisi muafiyeti avantajının devam etmesi yönündeki başvurularında, dört milletvekili şunları belirtti: '1984 tarihli gelir vergisi düzenlemesi ve 2023 tarihli gelir vergisi yasasının altıncı programı, gelir vergisi muafiyeti avantajı sağlıyor. Yasada, Rangamati, Bandarban ve Khagrachhari dağlık bölgelerindeki 'kabilelerin' normal bireylerinin, yalnızca dağlık bölgelerde yürütülen ekonomik faaliyetlerden elde ettikleri gelirlerin vergi muafiyetinden yararlanacağı belirtiliyor.' Milletvekilleri, 'Ülkedeki 1.5 milyon 'kabilenin' 989.298'inin çoğunlukla joom (geleneksel tarım) ve tarımla uğraştığını' söyledi. Kaptai Barajı nedeniyle bölgedeki tarım arazilerinin yüzde 70'i sular altında kaldı. Mağdurların çoğu 'kabile' kökenli. Ayrıca az sayıda dükkan sahibi ve yaklaşık beş bin devlet memuru bulunuyor. Dağlık bölgelerdeki nüfusun hala yüzde 37'si temiz suya, yüzde 45'i elektriğe ve yüzde 50'si sağlık hizmetlerine erişemiyor. Genel olarak, dağlık nüfusun yüzde 80'i sosyo-ekonomik olarak geride kalmış durumda. Bu koşullar altında, onların gelir vergisi muafiyetinin kaldırılması...

🧠 Editör Yapay Zekâ Analizi

Dağlık bölgelerdeki küçük etnik grupların gelir vergisi muafiyetinin kaldırılması yönündeki teklif, bölgedeki sosyo-ekonomik dengeleri ve kültürel hassasiyetleri göz ardı eden bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Dört milletvekilinin Maliye Bakanı'na yazdığı mektup, bu teklifin bölge halkı üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerini ve endişelerini dile getiriyor. Milletvekillerinin belirttiği gibi, bölgedeki nüfusun büyük çoğunluğunun tarım ve joom gibi geleneksel geçim kaynaklarına dayanması, altyapı eksiklikleri ve sosyo-ekonomik geri kalmışlık gibi faktörler göz önüne alındığında, vergi muafiyetinin kaldırılması bu grupları daha da zor durumda bırakabilir. Bu durum, kalkınma politikalarının yerel koşulları ve kültürel hassasiyetleri dikkate alarak oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Gelir vergisi muafiyetinin devamı veya alternatif destek mekanizmalarının oluşturulması, bölgedeki toplumsal adaletin sağlanması açısından önem taşıyor.

📌 Kaynak

Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.

Orijinal haberi oku →
📱
News AI World — Mobil uygulama
Bu haberleri 45 dilde, anlık çeviriyle cebinde. Erken erişim için Gmail adresini bırak.
← Tüm haberlere dön