Bütçe Vergi Muafiyetleri Sınırlı Şirketlere Yarayacak, Vatandaşa Yansımayacak
Mali yıl bütçesinde telekomünikasyon ve teknoloji sektörlerine yönelik bazı vergi muafiyetleri getirilmesine rağmen, bu avantajlardan büyük ölçüde mobil operatörler ve az sayıda şirketin faydalanacağı belirtildi. Sektör temsilcileri, bu durumun sıradan tüketicilere olumlu yansımayacağını düşünüyor. Akıllı telefonlar ve mobil internet verileri üzerindeki yüksek vergilerin, dijital erişimin önündeki en büyük engel olmaya devam ettiğini vurguluyorlar. Başkent Karvan Pazarı'ndaki BDBL Binası'nda düzenlenen 'Telekom ve Teknoloji Sektöründe Bütçenin Etkisi' başlıklı bir seminerde konuşan uzmanlar, bu görüşleri dile getirdi. Yakın zamanda kabul edilen 2026 Mali Yasa Tasarısı'nın çeşitli yönlerini ele alan semineri, Telekom ve BT Politika Savunuculuk Platformu (TİPAP) düzenledi. TİPAP'ın koordinatörü ve BDBos'un kurucusu Fahim Mashroor, seminerde yaptığı sunumda, bütçede dizüstü bilgisayar, bilgisayar, yazıcı ve monitör ithalatındaki vergilerin yüzde 50 ila 70 oranında azaltılmasının olumlu bir adım olduğunu belirtti. Ancak aynı dönemde akıllı telefon ithalatındaki verginin önemli ölçüde artırıldığını söyledi. Mashroor, dizüstü bilgisayar ithalatındaki toplam vergi oranının yüzde 9,5 iken, akıllı telefonlarda bu oranın yüzde 62'ye ulaştığını, yani altı kattan fazla olduğunu ifade etti. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun bilgisayar yerine akıllı telefonlarla dijital hizmetlere eriştiğini hatırlattı. Fahim Mashroor, bu tür politikaların birkaç yabancı sermayeli akıllı telefon montaj şirketinin çıkarlarına hizmet ettiğini iddia etti. Mobil veri üzerindeki yüzde 20'lik ek vergi ve yüzde 15'lik katma değer vergisinin (KDV) devam etmesinin de dijital eşitsizliği azaltma yolunda bir engel olduğunu sözlerine ekledi. Telekom uzmanı Mahtab Uddin Ahmed, bütçede mobil operatörlerin kendileri için çeşitli vergi avantajları sağladığını söyledi. SIM kart vergisi 300 Taka azaltılırken, ön ödemeli gelir vergisi de düşürüldü. Ancak bu avantajların şirketlerin karını artırmaya yardımcı olacağı, ancak sıradan tüketicilere herhangi bir fayda sağlamayacağı belirtildi. Ahmed, her 100 Taka'lık konuşma süresinde bir tüketicinin devlete 40 Taka'dan fazla vergi ödediğini, bunun Asya'daki birçok ülkeye göre daha yüksek olduğunu savundu. ShareTrip CEO'su Sadia Haque, hükümetin startup sektörü için birkaç olumlu adım attığını söyledi. Ancak bu politikaların avantajlarından startup'ların kolayca yararlanabilmesi için Ulusal Gelir İdaresi'nin (NBR) etkili önlemler alması gerektiğini belirtti. Teknoloji şirketi Dream71 CEO'su Rashad Kabir, yazılım sektöründeki vergi muafiyetinin 2027'de sona ereceğini söyledi. Yapay zeka tabanlı teknolojilere büyük yatırımlar yapılması gerektiğini, ancak yazılım sektörüne banka finansmanının sınırlı olduğunu belirtti. Bu nedenle, bu sektördeki vergi muafiyetinin daha da uzatılması gerektiğini savundu.
Vergi politikalarının, özellikle teknoloji ve telekomünikasyon gibi hızla gelişen sektörlerde, hem şirketlerin büyümesini teşvik etmesi hem de tüketicilere ulaşılabilirliği artırması beklenir. Ancak, sunulan vergi muafiyetlerinin yalnızca belirli şirketlere yarar sağlaması, genel ekonomik kalkınma ve dijital kapsayıcılık hedefleriyle çelişmektedir. Akıllı telefon ve mobil veri üzerindeki yüksek vergilerin devam etmesi, dijital uçurumu derinleştirebilir ve özellikle düşük gelirli grupların teknolojiye erişimini kısıtlayabilir. Bu durum, uzun vadede ekonomik büyüme potansiyelini de sınırlayabilir. Politika yapıcıların, vergi avantajlarının daha geniş bir tabana yayılmasını ve tüketicilere somut faydalar sağlamasını temin edecek düzenlemeler yapması gerekmektedir. Sektördeki rekabetin adil bir zeminde yürütülmesi ve yenilikçiliğin teşvik edilmesi, bu tür politikaların başarısı için elzemdir.
📌 Kaynak
Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.
Orijinal haberi oku →