1936'da Öldürülen ve Bina Altına Gömülen Kadın Nihayet Kimliğiyle Tanındı
Yaklaşık bir asır önce öldürülen ve bir binanın altına gömülen bir kadının cesedi, modern adli tıp testleri sayesinde nihayet kimliğiyle tanındı. Kadının, 1913'te ailesiyle birlikte Kanada'ya göç eden İskoç kökenli Mary McLeod Moffat (kızlık soyadı Davidson) olduğu belirlendi. Bu davanın sonuçlanması, 'Toronto'nun en eski gizemlerinden biri'ne son verdi. Polis ve testleri gerçekleştiren laboratuvar, kimliğin belirlenmesinde 'invazif genetik soybilim' adı verilen bir tekniğin kullanıldığını belirtti. Bu teknik, gelişmiş DNA profillemesi kullanarak bir 'aile ağacı' oluşturuyor ve nihayetinde bilinmeyen bir bireyin kimliğini belirlemeye yardımcı oluyor. Polis, kadının cinayetinin yaklaşık Nisan 1936'da işlendiğine inanıyor, ancak cesedi 18 Mayıs 1995'te Toronto'daki bir yıkım alanında işçiler tarafından bulundu. O dönemde yapılan adli incelemeler, kadının 'kasıtlı olarak gömüldüğünü' ve 'çekiç benzeri bir silahla' en az altı kez vurulduğunu belirledi. Olayla ilgili bir cinayet soruşturması başlatıldı, ancak zamanın geçmesi ve kalıntıların durumunun kötüleşmesi nedeniyle uygun bir DNA örneği toplamak zor oldu. Polis, 2022'de davayı yeniden incelemeye başladı ve çözülmemiş cinayet vakaları ve invazif genetik soybilim konusunda uzmanlaşmış bir laboratuvara yeni DNA örnekleri gönderdi. Bilim insanları, kalıntılardan 'sadece az miktarda ciddi şekilde bozulmuş insan DNA'sı' kurtarmak için önemli zorluklarla karşılaştılar, ancak nihayetinde bir adli profil oluşturmak için yeterli miktarda DNA topladılar. İpuçları oluşturulduktan ve ardından bir takip soruşturması yapıldıktan sonra, araştırmacılar Moffat'ın akrabalarını bulabildiler, onlardan DNA örnekleri topladılar ve bu örnekleri kalıntılardan alınan örneklerle karşılaştırarak kimliğini belirlediler. Daha sonra Moffatt'ın kocası Andrew Lloyd Moffat'ın onu öldürmüş olabileceği belirlendi. Kadının ölümünden sonra, kocasının takma ad olan Drake Lloyd Cummings adı altında Vancouver ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamaya devam ettiği bildirildi. Kendisi 1985'te öldü. Moffat'ın vakası, Toronto'daki iki uzun süredir devam eden çözülmemiş cinayet vakasından biriydi ve şimdi invazif genetik soybilim sayesinde çözüldü. İkinci vaka, 22 Nisan 2004'te bir traktöre kasıtlı olarak çarparak alev alan bir aracın yolcu koltuğunda ölen bir kadının yanmış kalıntılarının kimliğini belirledi.
Toronto'da yaklaşık bir asırdır çözülemeyen bir cinayet gizeminin, modern 'invazif genetik soybilim' tekniği sayesinde Mary McLeod Moffat'ın kimliğinin belirlenmesiyle aydınlatılması, adli bilimin geldiği noktayı ve teknolojinin suçların çözümündeki potansiyelini gözler önüne seriyor. Moffat'ın eşi Andrew Lloyd Moffat'ın cinayet şüphelisi olarak belirlenmesi ve takma adla yaşamaya devam etmesi, bu tür vakaların ne kadar karmaşık olabileceğini gösteriyor. Bu vaka, sadece bir cinayetin değil, aynı zamanda kayıp bir bireyin kimliğinin ve geçmişinin de ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor. Gelecekte, bu tür genetik soybilim tekniklerinin, çözülemeyen diğer vakaların aydınlatılmasına ve adaletin tecellisine nasıl katkı sağlayabileceği merak ediliyor. Bu gelişmeler, suçların önlenmesi ve toplumun güvenliğinin sağlanması açısından umut verici bir tablo çiziyor.
📌 Kaynak
Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.
Orijinal haberi oku →