BM İnsan Hakları Şefi, İran'daki İdamların Artmasından Endişeli
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Mart ayından bu yana İran'da idamların sayısındaki artıştan derin endişe duyduğunu bildirdi. Türk, idam cezasının "halk arasında korku salmak ve muhalefeti bastırmak" amacıyla kullanılmaya devam ettiğini belirtti. Komiser, en az 56 kişinin ulusal güvenlik gerekçesiyle idam edildiğini, bunlardan 27'sinin ise Ocak ayındaki ülke çapındaki protestolarla bağlantılı davalardan olduğunu söyledi. Ayrıca, 100'den fazla kişinin benzer suçlamalarla idam riskiyle karşı karşıya olduğunu ve uyuşturucuyla ilgili suçlardan verilen cezaların da endişe verici bir oranda devam ettiğini ekledi. İran'ın, Çin'den sonra dünyada en fazla idam cezası uygulayan ikinci ülke olduğu tahmin ediliyor. Uluslararası Af Örgütü'ne göre geçen yıl ülkede en az 2.159 kişi idam edildi. Bu rakamın 1981'den bu yana kaydedilen en yüksek rakam olduğu ve 45 şüpheli muhalifin ulusal güvenlik gerekçesiyle idam edildiği belirtildi. Aktivistler, İranlı yetkililerin, Ocak ayındaki protestolar ve 28 Şubat'taki ABD-İsrail savaşı sonrası muhaliflere karşı idam cezasını daha fazla kullanabileceği uyarısında bulundu. Türk, İranlı yetkililere tüm idamları durdurma ve idam cezasının kaldırılması yönünde adım atma çağrısında bulunarak, "Böyle bir cezanın dünyamızda yeri olmamalı" dedi. Türk, idamların artmasından duyduğu endişenin yanı sıra, adil yargılanma ve hukuki süreç güvencelerindeki sürekli eksikliğin "derin endişe verici" olduğunu, itirafların işkence ve kötü muamele altında alındığı iddialarının bulunduğunu belirtti. Bazı idamların halka açık olarak gerçekleştirildiği, bazılarının ise tutuklanmalarından sadece haftalar sonra infaz edildiği bildirildi. "On iki sanığın tek bir üç saatlik kapalı kapı duruşmasının ardından idama mahkum edildiği" rapor edildi. Pazartesi günü İran yargı kaynakları, İsrail için casusluk yapmaktan hüküm giymiş iki kişinin idam edildiğini bildirdi. Omid Behzad ve Pouria Safvat'ın, mevcut savaş ve Haziran 2025'teki 12 günlük çatışma sırasında İsrail'in Mossad istihbarat servisine hassas askeri, emniyet ve güvenlik siteleri hakkında bilgi gönderdikleri iddia edildi. Geçen hafta 19 yaşındaki Arvin Kheirkhahan, "devlete düşmanlık" suçlamasıyla idam edildi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün İran'daki idamların artışından duyduğu endişe, ülkedeki insan hakları durumunun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türk'ün, idam cezasının muhalefeti bastırmak için kullanıldığına dair tespitleri ve ulusal güvenlik gerekçesiyle verilen cezaların yüksekliği, İran'daki siyasi baskının boyutunu ortaya koyuyor. Özellikle Ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak verilen idam cezaları ve işkence altında alındığı iddia edilen itiraflar, hukuki süreçlerin güvenilirliği hakkında ciddi soru işaretleri yaratıyor. İran'ın, Çin'den sonra en fazla idam cezası uygulayan ülke olması ve bu rakamların rekor seviyelere ulaşması, uluslararası toplumun bu konudaki tepkisini ve baskısını artıracaktır. Türk'ün idamların durdurulması ve cezanın kaldırılması yönündeki çağrısı, insan hakları savunucuları tarafından desteklenirken, İran hükümetinin bu çağrılara ne ölçüde kulak vereceği merak konusu. Gelecekte, bu tür insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve adil yargılanma hakkının güvence altına alınması için uluslararası baskının artırılması ve diplomatik çözümlerin zorlanması büyük önem taşıyor. Teknoloji, bu tür ihlallerin belgelenmesinde ve uluslararası kamuoyuna duyurulmasında önemli bir rol oynasa da, siyasi irade ve hukuki reformlar, kalıcı çözümlerin anahtarı olacaktır.
📌 Kaynak
Bu haber XML kaynağından derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.
Orijinal haberi oku →