Neolitik İrlanda Ensest Tanrı-Krallar Tarafından Yönetilmiyormuş
Neolitik İrlanda'nın kendi kardeşleriyle evlenen yarı-tanrılardan oluşan bir hanedan tarafından yönetilmediği arkeolojik araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır.
Neolitik İrlanda’nın muhtemelen kendi kardeşleriyle evlenen yarı-tanrılardan oluşan bir hanedan tarafından yönetilmediği ortaya çıktı.
Bu bulgu, 2020 yılında 5.500 yıllık bir geçit mezarda tespit edilen nadir bir ensest vakasının ardından medyada aceleyle yayılan anlatıyla çelişiyor.
Bu durum, mezara gömülü tüm bireylerin bir dereceye kadar biyolojik olarak akraba olmasıyla birleşince, mezarın ensest uygulayan kalıtsal bir kraliyet hanedanına ait olduğu ileri sürülmüştü. Ancak yeni bir çalışmada verileri yeniden değerlendiren araştırmacılar, bölgedeki ensest uygulamalarının son derece nadir oluşu göz önüne alındığında bu yorumun pek olası olmadığını savunuyor.
(İlgili: İrlanda’daki Neolitik Mezarlar Kraliyet için Yapılmamış)
Araştırmacılar, “Neolitik İrlanda ya da Britanya’da başka hiçbir ensest birlikteliği tespit edilmedi ve her iki adadaki toplumların genel olarak akraba evliliğinden kaçındığı görülüyor” diyor.
Bu nedenle araştırmacılar, “Sadece bir bireye ait kanıt, topluluğun tamamında ya da bir alt grubunda ensestin rutin olarak uygulanıp uygulanmadığını, bunun toplumsal olarak kabul görüp görmediğini veya bu durumun açıkça biliniyor olup olmadığını belirlemek için yetersiz” diyor.
Ayrıca yazarlar, İrlanda’daki Neolitik “tanrı-krallar”ın ensest ilişkilerle hüküm sürdüğü yönündeki popüler anlatının, bu tür hanedanlarla yönetilen diğer eski kültürlerle yapılan temelsiz karşılaştırmalara dayandığını vurguluyor.
“İrlanda’da yüksek statünün göstergesi olarak toplumsal olarak meşru kılınan ensest iddiası; ensestin yalnızca yönetici ailelerle sınırlı olduğu Mısır, Hawai ve diğer ‘karmaşık şeflikler ve erken devletler’ gibi toplumlarla yapılan çok sınırlı ve artık geçerliliği olmayan karşılaştırmalara dayanıyor”.
“Eski toplumların tanrısal yetkiyle inşa ettikleri ev içi üreme sistemlerini benimsemiş olması, aynı durumun İrlanda’da da geçerli olduğunu varsaymamız gerektiği anlamına gelmiyor.” Yazarlar, Newgrange gibi arkeolojik alanları yorumlarken bu tür “kestirme” yaklaşımlardan kaçınılması gerektiği konusunda uyarıyor.
Araştırmacılar mezarın ve içindekilerin doğasını tekrar ele alırken, mezara gömülen bireylerin tamamının beşinci veya altıncı dereceden akraba olduğunu ve dolayısıyla kalıtsal bir kraliyet soyunu temsil etmediklerini belirtiyor.
“Bu desen en iyi şekilde bir hanedan – yani kalıtsal hükümdar soyları – olarak değil, MÖ 3.600 sonrası toplumsal ilişkilerin yeniden yapılandırılması olarak yorumlanabilir”
Başka bir deyişle, bu büyük geçit mezarı ortak gömütler aracılığıyla akrabalık bağlarının kurulduğu bir araç olabilir, ancak yalnızc
📌 Kaynak
Bu özet arkeofili kaynağından otomatik derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.
Orijinal haberi oku →