Kırmızı eti yasaklamak için kene ordusu kurma fikri dünyayı ayağa kaldırdı

🔬 Bilim 📰 chip online 🕐 1 saat önce
Kırmızı eti yasaklamak için kene ordusu kurma fikri dünyayı ayağa kaldırdı

Amerikalı iki araştırmacının yayımladığı bilimsel makale tıp dünyasını şoka uğrattı. Et tüketimini dünya genelinde bitirmek için kene popülasyonunu biyolojik bir silah olarak kullanmayı öneren akademisyenler, insanlığa karşı açıkça suç işlemekle suçlanıyor.

İnsanlığın beslenme alışkanlıklarını zorla değiştirmek adına ölümcül bir hastalığı topluma yaymayı savunmak, bilim dünyasında eşine az rastlanır bir skandala yol açtı. İki Amerikalı akademisyen, et endüstrisinin çevreye verdiği zararları ve hayvanların maruz kaldığı acıları durdurabilmek için akılalmaz bir yöntem önerdi.

Western Michigan Üniversitesi'nden Parker Crutchfield ve Blake Hereth tarafından kaleme alınan bilimsel makale, insanlara kene yoluyla et alerjisi bulaştırmanın ahlaki bir zorunluluk olduğunu iddia ediyor. Kene popülasyonunu kitleleri kırmızı etten uzaklaştıracak bir silaha dönüştürmeyi hedefleyen bu tehlikeli felsefe, kamusal alanda biyolojik terör tartışmalarının fitilini ateşledi.

Bahsi geçen bu korkunç fikrin merkezinde, kene ısırıklarıyla insanlara bulaşan Alfa-gal Sendromu (AGS) var. Bu sendrom, bağışıklık sistemini tamamen altüst ederek sığır, domuz veya kuzu gibi kırmızı etlerin yanı sıra memeli hayvanlardan elde edilen süt ürünlerine karşı da vücutta ağır alerjik reaksiyonlar başlatıyor. Basit bir kaşıntıyla başlayan süreç, nefes yollarının kapanmasıyla ölümcül anafilaktik şoka kadar ilerleyebilir.

Henüz bilinen bir tedavisi olmayan bu hastalığa yakalananlar, ömür boyu kırmızı etten uzak kalmak zorunda. Üstelik ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri verilerine bakılırsa, halihazırda yarım milyona yakın Amerikalı bu hastalığın pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. Rahatsızlık sadece beslenmeyi bozmakla kalmıyor; memeli bileşeni içeren hayati ilaçların, aşıların ve cerrahi malzemelerin kullanımını da tamamen imkansız kılıyor.

Gelen çığ gibi tepkiler üzerine çalışmanın yayınlandığı tıp fakültesi yönetimi, makaleyi savunan yazılı bir açıklama yayımladı. Yetkililer, bu iddiaların klinik bir tavsiye olmadığını, sadece felsefe dünyasındaki köklü "düşünce deneylerinden" biri olduğunu iddia etti. Kuruma göre bu tarz uç senaryolar, toplumun etik kabullerini sorgulamak adına meşru bir yöntem sayılıyor. Fakat bu kurumsal savunma sosyal medyadaki öfkeyi dindirmeye yetmedi. Milyonlarca insan, ölümcül bir hastalığı bilerek yaymayı tartışmanın bile açıkça bir insanlık suçu olduğunu dile getirdi.

Makaleyi kaleme alan araştırmacılar, planın önündeki tek engelin keneleri kitlesel olarak enfekte edecek kolay bir yöntemin bulunamaması olduğunu söylüyor. Ancak genetik mühendisliğinin bu engeli aşabileceğini belirterek, araştırmaların hızlandırılmasını talep ettiler.

Bu durum, geçmişteki askeri projeleri de yeniden akıllara getiriyor. Soğuk Savaş yıllarında askeri laboratuvarlarda kenelerin biyolojik silah olarak kullanıldığına dair gizli belg

#bilim#araştırma#biyoloji

📌 Kaynak

Bu özet chip online kaynağından otomatik derlenmiştir. Tamamı için orijinal habere gidin.

Orijinal haberi oku →
← Tüm haberlere dön